Ana Sayfa

















 

 

 
Aylar öncesinden haberini yaptığımız Pentagram konseri için Anatolianrock tayfası olarak hava muhalefeti yüzünden biraz geç de olsa Kadıköy’deki buluşma yerimizde toplanmıştık. Sabredip bekleyen üyelerimizde bize katıldıktan sonra Kadıköy’de ufak bir tur atıp Haydarpaşa’dan, Bostancı’ya gitmek üzere trene bindik. Tren maceraları görülmeye değerdi. Trenden indikten sonra bizi ömrümüzün en uzun, ömrümüzün en kısa, ömrümüzün en çocuk yolu bekliyordu. Çünkü sonunda Pentagram oluyordu, çamur kokuyorduk (uzun ve çamurlu yollarda vazgeçtim Pentagram konserine gitmekten) (bu kadar şiir yüreklilik yeter)



Zorlu yolu aştıktan sonra Bostancı Gösteri Merkezi önünde, kalabalıktaki yerimizi aldık. Kaynaklarımızdan edindiğimiz bilgiye göre 4000 civarı bilet satılmıştı. (Kapasite 2000 kişi!) Bir de buna eklenen davetiyeler, basın mensupları ve kaçak girmeyi düşünenler ile tahmini 5000 kişiye yakın bir kalabalıktı dışarıdaki. Yaşları 15 ila 18 arasında değişen kitle bu kalabalığın en az 3000’ini oluşturuyordu(!) Beklerken, içeride içki satışı olmadığı için dışardan yükleme yapılıyordu. Bira almak için gösteri merkezinin karşısındaki tekel bayiye yöneldiğimde o günün dumur diyaloglarından birisine şahit olacağımı hiç düşünmemiştim aslında. Tekel’in önünde 2 kişinin arasında şu konuşma geçti;



X vatandaş : Bugün ne konseri böyle ya çok kalabalık.

Y vatandaş : Pentagram konseri abi.

X vatandaş : Kim bunlar Satanist mi?

Y vatandaş : Yok abi metalci bunlar (nasıl yani)

X vatandaş : Keşke hep bunların konseri olsa baksana ne biçim bira satılıyor(!)

X + Y = ?



Bu diyaloga şahit olmuş birisi olarak elimdeki biralar ile tekrar gösteri merkezine yöneldim. Kapının açılmasını beklerken muhtemelen kızını/oğlunu(ki yüzündeki endişeye bakılırsa kızını) konsere getirmiş bir ebeveyn arasında geçen ve günün ikinci dumur diyaloğunu sizlere aktarıyorum;



Bizim bulunduğumuz yere göre daha yüksekte bulunan baba şunları kaydetti;



Baba : Burasını yukardan çekseler keşke. Karafatma sürüsü gibi görünüyorlar..

Anne : Neden öyle diyorsun ki?

Baba : Baksana herkes siyah giymiş(!)

Anne : Şaşkın bir bakış,ve sessizlik devam eder…



Bu diyaloglardan sonra kenara çekilip; “Rock müziğinin dışardan görünümü mü bu? Yoksa dışarıya gösterilen mi bu? Ya da daha da kötüsü Rock müziğini de yozlaştırmaya çalışanlar başarılı mı oluyorlar? “ demekten kendimi alamadım. 5000 kişilik bir kalabalıkta 4000 kişi böyleyse ve bu insanlar Rock müzik dinleyicisiyse(ya da en azından öyle söylüyorlarsa) “bir yerlerde bir yanlış var demektir!..” diye iç geçirmek sonra…



Ve nihayet kapılar açıldı, kalabalık yavaş yavaş içeriye doğru akmaya başladı. Biz de öndeki arkadaşlarımızla birlikte içeriye girip konseri beklemeye koyulduk. Organizasyonun iyi olduğunu söyleyemeyeceğim. Hatta kötü de değil “çok kötüydü”. Artık ayrıntılara takılmadan müzikal bölüme geçiyorum;



Işıklar söner, kısa bir video gösterimi yayınlanmaya başlar ve video’daki Bush fotoğrafını gören kalabalık “katil bush” diye bağırır.(Yaş ortalamasının 15 ila 18 olduğunu tekrar hatırlattıktan sonra) Evet “Bush” katildi belki ama burada acı olan Anti-emperyalist slogan atan gençliğin aslında çoktan Kapitalizm’in kollarında olmasıydı… (yine ayrıntı galiba)(tamam sustum)



Sahne ışıkları ve sigara dumanı(bunu sahne sis’i olarak görmüş olanlarda olabilir) arasında Pentagram grubu “In Esir Like An Eagle” ile sahnede belirir. Uzun bekleyiş Pentagram hayranları için sona ermişken benim için çileli 2 saatin başlangıcı olmuştur. Kalabalıktan dolayı domino taşları gibi birkaç kez yıkıldıktan sonra sinir katsayılarım fazlasıyla yükselmiştir... Bostancı gösteri merkezinde daha önce Dream Theater konseri izlemiş birisi olarak organizasyonun iyi olmadığını tekrar vurguluyorum. Buna ses tesisatı da dahil. Tarkan’ın bass’ı ve Cenk’in davullarının bass frekansları ortalıkta geziniyordu. Hakan Utangaç ve Metin Türkcan ise kafalarına göre takılıyorlardı. Zaten riff ağırlıklı çalındı sololar duyulmuyordu gerilerden. Tek sorunsuz Murat İlkan diyordum ki bazı parçalarda kolonlardaki sesin patladığını duymak üzücüydü. (dikkat edelim kolonlar değil ses patladı! ) Hatta bir ara ritim kaçırdıklarını fark etmem yıkılmama neden oldu. Sorun kimden kaynaklandı bilmiyorum ama bu kaçağı herkes fark etmiştir sanırım. In Esir’in ardından “Unspoken” ile devam eden konserde, Ogün Sanlısoy’un sahneye çıkıp “Secret Missile” söylerken "çığırılan" “Popçular dışarı” sloganı bence yapılmaması gereken bir davranıştı. (Burada yaş ortalamasının 15-18 olduğunu tekrar hatırlatmak gerek sanırım) Ogün eşliğinde “Bir” söylendi ve “Gündüz Gece”nin ardından vedalaşıldı. Fakat ışıklar tekrar yandı ve “Fall of a Hero” peşinden tekrar “Unspoken” ile konser sona erdi…



Görülmeye belki, ama ezilmeye değer bir konserdi diyemeyeceğim. Basılacak olan DVD’yi alıp evinizde yayıla yayıla izleyebilirsiniz. (bu benim fikrimdir) Hem DVD’lerde tıpkı kartpostallar gibi oradaki olumsuzlukları göstermez. Mutlu olursunuz...



Çıkıştaki vestiyer krizi bardağı taşıran son damlaydı. Çünkü montlar karışmıştı (bütün arkadaşlara vestiyere bir şey bırakmayın dememe rağmen 1 saatten fazla bu sözü dinlemeyen birkaç arkadaşı bekledik) Bu arada 5000(tahmini) kişi için kapıda 1 adet ambülans gördüm. Bu da biraz komiğime gitti tabii ki. Eğer çevrede vardı da ben görmediysem özür. Ayrıca içerde sigara içen arkadaşlar sayesinde tutuşan bir mont veya saç yangına yol açsaydı şuan bu kritiği yazamıyor olacaktım büyük ihtimalle. Çünkü ya yanarak ya da ezilerek ölmüş olacaktık!..



İçenler, sarhoş olanlar, eve döndükten sonra "Abi biz Pentagram konserine gitmeyecekmiydik" diyenler... Uzun lafın kısası konserden çok keyif aldığım söylenemez. Ama keyifli olan hep birlikte olmamızdı. Uzun zamandır görmediğimiz dostları görmekti. Bize katılan herkese teşekkürler.



Konserde çalınan parçalar sırasıyla;



In Esir Like An Eagle, Unspoken, Şeytan Bunun Neresinde, No One Wins The Fight, This Too Will Pass, 1000 in The Eastland, For The One Unchanging, Vita es Morte, Anatolia, Powerstage, Rotten Dogs, Bu Alemi Gören Sensin, Dark is The Sunlight, Take My Time, Ölümlü, Give Me Something to Kill The Pain, Secret Missile, Tigris, Bir, Lions in a Cage, Behind The Veil, Gündüz Gece, Fall of a Hero ve (Tekrar)Unspoken.





-Konser Fotoğrafları ;



http://www.anatolianrock.com/topic-pentagram_4_subat_2007_bostanci_gosteri_merkezi___-241-83253-1.htm



linkindeki forumda toplu olarak verilecektir.







Editör Üye Adı: NovemberRain
Editör Email: NovemberRain@Anatolianrock.com
Haber Tarihi: 7 Şubat 2007


Diğer haberleri okumak için tıklayınız.

 

 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com